Botoks (Botulinum toksini), Clostridium
botulinum adlı bakteriden elde edilen bir
toksindir. Botoks, sinir uçlarında iletimi
sağlayan maddelerin salınımını engelleyip,
sinirler ile sinirlerin ulaştığı organlar
arasındaki iletimi durdurarak etkisini gösterir.
Sinir iletiminin durması, sinirin ulaştığı
organın işlevlerinin azalmasını ya da tamamen
kaybolmasını sağlar.
Botoks’un etki mekanizmasından tıpta birçok
alanda yararlanılmaktadır. Plastik cerrahi
alanında ise genellikle mimik kaslarının
hareketleri ile ortaya çıkan yüzdeki
çizgilenmeleri azaltmak ve aşırı terleyen
bölgelerdeki terlemeyi azaltmak amacı ile
kullanılır. Mimik kaslarının yıllar boyunca
çalışması, üzerini örten deri üzerindeki
kıvrımları belirgin hale getirir ve böylece
yüzdeki dinamik çizgilenmeler ortaya çıkar. En
sık ortaya çıkan dinamik çizgiler, alın, kaşlar
arası, göz kenarları ve ağız çevresinde görülür.
Alın ve göz kenarlarındaki çizgiler kişiye daha
yaşlı bir görünüm, kaşlar arasındaki çizgiler
ise kişiye çatık kaşlı, kızgın bir bakış ifadesi
verir. Mimik kaslarına botoks uygulanarak bu
kasların hareketleri zayıflatılabilir, kas
hareketlerindeki azalma, üzerindeki derinin, kas
hareketleri ile katlanmasını ve katlanmaya bağlı
çizgilenmeyi de azaltır. Bu şekilde yaşlı ve
kızgın olarak görünen yüz ifadesinde de belirgin
bir düzelme sağlanır.
Botoks, ter bezlerine uygulandığında, ter
bezleri ile sinir uçları arasındaki iletim de
durdurularak ter bezlerinin çalışması
azaltılabilir. Vücudun en çok terleyen bölgeleri,
avuç içleri ve koltuk altı bölgesidir. Aşırı
terleme ve buna bağlı ter kokusu şikayeti olan
kişilerin terleyen bölgelerine botoks
uygulandığında şikayetlerinde düzelme sağlanır.
Botoks, injeksiyon şeklinde uygulanır ve
ağrılı bir işlem değildir, injeksiyon anında
hafif bir ağrı hissedilebilir. Mimik kaslarının
hareketlerinde azalma istendiğinde mimik
kaslarının içine, terleme şikayetinin azalması
istendiğinde deri içine injeksiyon yapılır.
Botoks’un etkisi injeksiyonu takiben ilk
hafta içinde ortaya çıkar ve etki süresi 3-9 ay
olmakla beraber ortalama 6 aydır. Botoks,
etkisini yitirdiğinde uygulama tekrarlanabilir.
2 yıl boyunca düzenli olarak botoks uygulanan
kişiler uygulamaya aynı düzende devam
ettiklerinde kaslarında belirgin bir zayıflama
ve buna bağlı yüz ifadesinde değişim olabilir.
Bu nedenle uygulamaların 2. yıldan sonra daha
uzun aralıklarla yapılmasında yarar vardır.
Botoks’un sağlık üzerine ciddi bir yan
etkisi yoktur. Uygulama sonrası geçici bir
şişlik, morarma, nadiren de geçici olarak göz
kapağında düşüklük yapabilir. Botoks’un gebelik
ve emzirme döneminde zararlı bir etkisinin olup
olmadığı henüz tam olarak bilinmemektedir. Bu
nedenle gebelik ve emzirme döneminde botoks
uygulamalarının yapılmaması önerilir. Sinir-kas
sistemine ait hastalığı olan kişilerde
(Eaton-Lambert sendromu, myastenia gravis gibi)
uygulanmamalıdır.
Danışmanlık
hizmetleri ve görüşmeler
ücretsizdir...
(212)
283 92 92
numaralı telefonu arayarak
randevu alabilirsiniz.
Botoks (Botulinum toksini), Clostridium botulinum adlı bakteriden elde edilen bir toksindir. Botoks, sinir uçlarında iletimi sağlayan maddelerin salınımını engelleyip, sinirler ile sinirlerin ulaştığı organlar arasındaki iletimi durdurarak etkisini gösterir. Sinir iletiminin durması, sinirin ulaştığı organın işlevlerinin azalmasını ya da tamamen kaybolmasını sağlar.
Botoks’un etki mekanizmasından tıpta birçok alanda yararlanılmaktadır. Plastik cerrahi alanında ise genellikle mimik kaslarının hareketleri ile ortaya çıkan yüzdeki çizgilenmeleri azaltmak ve aşırı terleyen bölgelerdeki terlemeyi azaltmak amacı ile kullanılır. Mimik kaslarının yıllar boyunca çalışması, üzerini örten deri üzerindeki kıvrımları belirgin hale getirir ve böylece yüzdeki dinamik çizgilenmeler ortaya çıkar. En sık ortaya çıkan dinamik çizgiler, alın, kaşlar arası, göz kenarları ve ağız çevresinde görülür. Alın ve göz kenarlarındaki çizgiler kişiye daha yaşlı bir görünüm, kaşlar arasındaki çizgiler ise kişiye çatık kaşlı, kızgın bir bakış ifadesi verir. Mimik kaslarına botoks uygulanarak bu kasların hareketleri zayıflatılabilir, kas hareketlerindeki azalma, üzerindeki derinin, kas hareketleri ile katlanmasını ve katlanmaya bağlı çizgilenmeyi de azaltır. Bu şekilde yaşlı ve kızgın olarak görünen yüz ifadesinde de belirgin bir düzelme sağlanır.
Botoks, ter bezlerine uygulandığında, ter bezleri ile sinir uçları arasındaki iletim de durdurularak ter bezlerinin çalışması azaltılabilir. Vücudun en çok terleyen bölgeleri, avuç içleri ve koltuk altı bölgesidir. Aşırı terleme ve buna bağlı ter kokusu şikayeti olan kişilerin terleyen bölgelerine botoks uygulandığında şikayetlerinde düzelme sağlanır.
Botoks, injeksiyon şeklinde uygulanır ve ağrılı bir işlem değildir, injeksiyon anında hafif bir ağrı hissedilebilir. Mimik kaslarının hareketlerinde azalma istendiğinde mimik kaslarının içine, terleme şikayetinin azalması istendiğinde deri içine injeksiyon yapılır.
Botoks’un etkisi injeksiyonu takiben ilk hafta içinde ortaya çıkar ve etki süresi 3-9 ay olmakla beraber ortalama 6 aydır. Botoks, etkisini yitirdiğinde uygulama tekrarlanabilir. 2 yıl boyunca düzenli olarak botoks uygulanan kişiler uygulamaya aynı düzende devam ettiklerinde kaslarında belirgin bir zayıflama ve buna bağlı yüz ifadesinde değişim olabilir. Bu nedenle uygulamaların 2. yıldan sonra daha uzun aralıklarla yapılmasında yarar vardır.
Botoks’un sağlık üzerine ciddi bir yan etkisi yoktur. Uygulama sonrası geçici bir şişlik, morarma, nadiren de geçici olarak göz kapağında düşüklük yapabilir. Botoks’un gebelik ve emzirme döneminde zararlı bir etkisinin olup olmadığı henüz tam olarak bilinmemektedir. Bu nedenle gebelik ve emzirme döneminde botoks uygulamalarının yapılmaması önerilir. Sinir-kas sistemine ait hastalığı olan kişilerde (Eaton-Lambert sendromu, myastenia gravis gibi) uygulanmamalıdır.